nineteen to the dozen
/ˈtwʌn(t)i tʰu̟(ː) ðə ˈdʌzən/
durup dinlenmeden, aralıksız
“He worked nineteen to the dozen to finish early.”
Erken bitirmek için durup dinlenmeden çalıştı.
My Deck'e ekle
/ˈtwʌn(t)i tʰu̟(ː) ðə ˈdʌzən/
durup dinlenmeden, aralıksız
“He worked nineteen to the dozen to finish early.”
Erken bitirmek için durup dinlenmeden çalıştı.
My Deck'e ekle