a drop in the bucket
/dɹɒp ən ðə pɒnd/
devede kulak
“Her donation felt like a drop in the bucket.”
Onun bağışı devede kulak gibi hissettirdi.
My Deck'e ekle
/dɹɒp ən ðə pɒnd/
devede kulak
“Her donation felt like a drop in the bucket.”
Onun bağışı devede kulak gibi hissettirdi.
My Deck'e ekle